Tapu Gibi Sağlam mı?



Medeni Kanun, Cumhuriyet’in kuruluşu sonrası belirlenen öncelikler arasında yer almıştır. Aile hukukundan eşya hukukuna bir çok alanın düzenlendiği medeni kanunumuz, İsviçre örneğinden yararlanılarak 1926 yılında kabul edilmiş olup, o günden bu güne hayatımızın ana alanlarını düzenleyen üst norm olarak varlığını sürdürmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun yazı konusunda önemi, kişiler ile taşınmazların ilişkisine dair içerdiği düzenlemelerdir. Taşınmazların ve taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen işlemlerin kayda alındığı tapu sicili, Medeni Kanun 1007 Maddesine göre ülkemizde devlet güvencesi altında tutulmaktadır.


Peki devlet güvencesi bizim için ne ifade etmektedir?


Medeni Kanun 1007 Maddesi “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.” demektedir. Buna göre, tapuya kayıtlı bir hak, ilgili düzenlemelere göre var olması gerektiği sürece var olmaya devam edecektir. Örneğin, bir ev satın aldık ve adımızın tapuya malik olarak yazılması sağlandı. Bir daha tapu kaydını sorgulamamıza gerek yok mu? Bu soruya cevap olarak “hayır” denilmesi gerekiyor. Tapu sicili, Medeni Kanun’da ve diğer özel kanunlarda tanımlanan hakların, sorumlulukların ve kısıtların kayıt altına alındığı bir yapıya sahip. Gayrimenkulümüz üzerinde bir haciz işlemi başlatılmış mı? Ya da kötü niyetli kişiler isteğimiz dışında her hangi bir işlem yapmışlar mı? Bu ve bunun gibi soruların cevabının verilebilmesi için her şeyden önce tapu kaydı hakkında bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Tapu kaydına ilişkin sorgulamalar, e-devlet kapısında en çok kullanılan hizmetler arasında yer alıyor. Turkiye.gov.tr internet adresi üzerinden, adımıza kayıtlı taşınmazların tapu kayıt bilgileri ile parselin nerede olduğunu gösteren plan bilgilerine bir tık ile ulaşmamız mümkün. Bununla birlikte, “tapu telefon bilgileri beyan” hizmeti ile telefon numaranızın sisteme kayıt edilmesi hızlıca sağlanabilmekte, bu şekilde taşınmazınız üzerinde herhangi bir işlem başvurusu yapıldığında size sms ile bilgilendirme yapılmasını talep edebilmektesiniz.


İsteğimiz dışında yapılabilecek işlemler ve başvurular hakkında zamanında bilgi sahibi olmak, devlet güvencesi altında da olsa tapuda kayıtlı haklarımızı koruyabilmemiz açısından oldukça hayati.




Öte yandan, bu hizmetlerin kullanılabilmesi, kimlik bilgilerimizin tam ve doğru bir şekilde tapu kayıtlarında bulunması ile mümkün olabiliyor. Tapuda TC Kimlik numaramızın bulunmaması ya da yanlış yazılması, ölen murislerden miras hakkı olarak geçecek taşınmazlarda intikal işlemlerinin yapılmaması sonucu ismimizin tapu sicilinde geçmemesi gibi durumlar bu hizmetlerin kullanılabilmesi önünde engel oluşturmaktadır.



Peki ne yapmalı?


Her şeyden önce, taşınmazlara ilişkin haklarımızın tapu sicilinde deoğru kimlik bilgilerimiz ile kayıtlı olduğuna emin olmalıyız. Bu noktada hatırlatmakta fayda var, taşınmazların mirasçılar adına geçmesi için, gerekli belgeler ile birlikte tek bir mirasçının başvurusu yeterlidir. Tapu sicilinde, doğru kimlik bilgilerimiz ile kayıtlı olduğunun anlaşılması sonrası, e-devlet kapısı üzerinden cep telefon numaralarının güncellenmesi ve beyan verilmesi, isteğimiz dışında hakkımızın el değiştirmesinin önüne geçecektir. Belirli aralıklarla tapu kaydının aynı servis üzerinden kontrolü de kamulaştırma kararı, haciz, vergi borcu, güvenlik bölgesi ilan edilmesi gibi tapuya kayıt edilen kısıtlardan ve yükümlülüklerden haberdar olmamızı sağlayacaktır.


Uzun yıllar süren çabalar sonucunda edinilen haklarımızın korunması için, takip etmek ve bilmek en gerçekçi çözümler olarak gözükmektedir.



29 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör